Galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Şubat 2010 Cuma

Milyon Dolarları tekmele ey kasap !

 

  

  

Ve Ekşisözlükte bir G.Saray'lının haklı serzenişi:
ne çok leş kargası varmış arkadaş üstümüzde dolaşan.

jo alves--> bileğine yalçın ayhan tarafından basıldı. aynı yalçın ayhan'ı 3-2 biten antalyaspor maçında kewell'a korner bayrağının orada attığı tekmeyle hatırlıyoruz.

milan baros--> fenerbahçe-galatasaray maçında emre belözoğlu tarafından ayağı kırıldı.

caner erkin--> sedat ağçay tarafından tekmelenerek sakatlandı. aynı sedat'ı bir önceki pozisyonda caner'in aşil tendonuna basıp çığlık attırırken hatırlıyoruz. aynı caner'i ise gaziantepspor maçında zurita, denizlispor maçında da braga tarafından ayağı kırılmaya çalışırken...

harry kewell--> orduspor maçında yapılan faulde tendonu kemiğinden ayrıldı.

lucas neill--> denizlispor maçında golü atan engin tarafından dizine taban yedi. dizinin parçalanmaması tesadüf.

---

hani küfür etmeyeyim diyorum da, bu kadar akbabayı bir arada görmüşken edeyim.

a beynini, a yaktığı oksijeni siktiğim; bu kadar "darbe" sakatlığı oluşmuşken sen hangi "ligden", hangi "kaliteden", hangi "çirkeflikten" bahsediyorsun?

kaliteli, otoriter yönetime sahip bir organizasyonda, bu hareketleri yapanların anasını nasıl belliyorlar, haberin var mı?

gülüyorlarmış.

ama bunlar böyle yetişmiş abisi. bunlarda düşene vurmak var, bunlarda "arda ölsün" var, bunlarda "gs uçağı düşsün de, biz şampiyon olalım" mantalitesi var.

bunlar antu'nun ekşi'ye yansımaları baba. bunların varı yoğu kazanmak.

"rekabet" bunlar için boş, "daumcu" bunlar.

bunlar "8 maç üst üste galibiyeti ne zaman gördünüz?" deyince daum'a çemkiren, ama "galatasaray da ligden kopar, biz kazanırız" diye avucunu sıvazlayan ironik akbabalar.

bunlardan mantıklı yorum beklemeyeceksin. bırak kazansınlar da mutlu olsunlar.

biz de 300 milyon dolarlık mezbahada futbol oynamaya çalışalım.

ha benim rijkaard'ıma, ha benim total futboluma.

ha benim total futboluma sallanan baltalara...

Varlığında Yokluğunda Yetmiyor



Sabri Sarıoğlu, adına besteler yapılan ortalarıyla ünlenmiş, bobiler'de adına sayfalarca görsel tasarlanmış, "sabri şut pozisyonunda" denildiği zaman korkulan adam olarak tanıyor herkes onu. Ancak sakatlığından sonra "gelen gideni aratır" lafı doğrulanmış oluyor.
Keita ile birlikte sağ tarafı koridor yapan, bindirmeleri ile rakibi yoran. 90dk bitiminde bir 90dk oynayacak kadar enerjisi olan Sabri aslında o. Bunu Uğur Uçar oynayınca daha iyi anladık. Uğur Uçar'ın ileri gidecek hali kalmamış. İleri gitse geri gelemeyecek, çalım atsa sonunu getiremeyecek bir durumda. Sakatlık onu bozmuş ve adeta Anadolu takımı topçusu olmuş. Baktığınızda stoper gibi olmuş kendisi. Çok yazık..
Şimdi Sabri'ye olan önyargı olmasa, Sabri zenci olsa, ultrAslan sitesinin açılış sayfası şu şekilde olurdu. "BİZE SABRİMİZİ GERİ VERİN !"

29 Ocak 2010 Cuma

Ali Turan Galatasaray'da !



Twitter aleminde yayılan dalga ve Ali Turan Galatasaray'da.
1 Aylık aşk sona erdi ama mutlu sonla bitti. Kayserinin direnci sonunda kırıldı
Kayseri bir adamı da sorunsuz verse..

27 Ocak 2010 Çarşamba

Bu Nasıl Aşktır Arda Turan




Sene 1999. UEFA Kupasını kazandığımız yıl. Deprem olmuştu ben Allah'a dua ediyordum, Galatasaray ile bir kez antrenmana çıkayım, bir daha deprem olacaksa o antrenmandan sonra olsun. 12 yaşındaydım, çocukça belki böyle düşünmek ama Galatasaraylıyım işte..."

Bu sözler 2006 yılında Galatasaray kaptanı Arda Turan'ın sözleri. Her fırsatta doğuştan G.Saraylı olduğunu belirten kaptan takımına ne  kadar bağlı olduğunu gösteriyor. Endüstriyelliğin, futbol kültürünü yok etmiş olduğu zamanımızda renkleri ne olursa olsun Arda'yı kutluyoruz bu bağlılık ve fanatikliğinden.

Doyumsuzlar & Haldun Üstünel






Ne kadarda iyi olmuş eski yapım erotik film afişi kırmızı üzerine sarı. Gerçektende Haldun Üstünel ve Galatasaray'ın devre arası durumunu anlatıyor.
Haldun Beyin transfere doymadığını ve birde forvet peşinde olduğunu yazdı FCN Blog. Bu nedir ya ? Biri bunlara dur desin gerçekten.
Neill, Giovani Dos Santos, Joao Alves ve sezon sonu için Ali Turan. Biraz insafsızlık olmuyor mu ?
Neyse DOYUMSUZLAR deyip geçelim gündemi takip edelim. Duyumlarımızı paylaşacağız bir gelişme olduğu takdirde

Kafası Güzel Sercan



Sercan bu sezon kendisinden beklenen formu gösteremedi. Adı devamlı büyüklerle anıldı. Bir sabah kalktık Fener'e imza attı diye okuduk bir gece ansızın Galatasaray'da dediler ama Bursa yılmadı ve Sercan'ı tuttu. O Sercan bugün Sivas'a patladı. 4 golüna atıldığı maçtaki gollerin 3ünü kaydetti.. Demek kafası rahat olunca oluyormuş..

Ziraat Türkiye Kupası'nda Bursaspor, kendi saha ve seyircisi önünde 4-0 mağlup ederek çeyrek finale çıktı.
C Grubu'nda Tarsus İdman Yurdu'nu deplasmanda 2-1 mağlup eden Denizlispor, ikinci sırada yer alarak gruptan çeyrek finale çıkan diğer takım oldu. 

 

Giovani Dos Santos Galatasaray'da !




Daha önce birçok medya organında yer alan haber resmiyet kazandı. 20'lik yıldız 6 aylığına kiralandı.. Hayırlı Olsun

Giovani dos Santos Ramírez, 11 Mayıs 1989’da Meksika'nın Monterrey şehrinde doğdu. Henüz 13 yaşındayken FC Barcelona Futbol Akademisi La Masia’ya katılan Giovani, 2002 ila 2006 yılları arasında altyapı kategorilerinde gösterdiği başarılarla dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.

2005 senesinde Peru’da düzenlenen FIFA U17 Dünya Şampiyonası’nı zirvede tamamlayan Meksika’nın yıldızı olarak ön plana çıkan genç futbolcu, organizasyon boyunca gösterdiği büyük başarıdan dolayı Brezilyalı Anderson’un ardından turnuvanın en iyi ikinci oyuncusu seçildi ve ‘’Adidas Silver Ball’’ ödülüne layık görüldü. 2007 yılında bu defa FIFA U20 Dünya Kupası’nda Çeyrek Final’e yükselen Meksika’nın en önemli oyuncusuydu. Giovani, attığı üç golün yanı sıra, sergilediği performansla turnuva sonunda ‘’Bronze Ball’’ ödülünün de sahibi oldu.

Kanada’daki şampiyonanın hemen öncesinde Barcelona’nın hazırlık kampı kadrosuna katılan oyuncu, U20 Dünya Şampiyonası sonrası A Takım bünyesinde forma giymeye devam etti. Dönemin Barcelona Teknik Direktörü Frank Rijkaard tarafından 2 Eylül 2007 günü oynanan Athletic Bilbao karşılaşmasında Thierry Henry’nin yerine maça dâhil edilen Giovani dos Santos, 18 yaşında La Liga kariyerine başladı. 2007-08 sezonunun son haftasında Murcia’ya karşı hat-trick yapan genç Meksikalı, bir sonraki sezon için İngiltere’nin Tottenham Hotspur takımına transfer oldu.

2008-09 sezonunun ikinci yarısında Championship ekiplerinden Ipswich Town’a kiralandı. Buradaki başarısının ardından Tottenham Hotspur’a geri dönse de, beklediği süreleri bulamadı.

Kısa kariyerine önemli başarılar sığdıran Dos Santos, 18 yaşında taşımaya başladığı Meksika Milli Takım formasıyla çıktığı 22 maçta 5 gol atarken; 2009 yılında CONCACAF Gold Cup’ta şampiyonluğa ulaşan kadroda da yer aldı. Turnuvanın final maçında ABD’yi 5-0 mağlup eden Meksika’nın gollerinden birinin altına imzasını atan 1.74 metre boyundaki yıldız oyuncu, hücum bölgesinin her alanında görev yapıyor.

Olağanüstü hızı ve tekniği ile dikkat çeken Giovani dos Santos Ramírez, artık Galatasaray’ın başarısı için mücadele edecek.

Yeni transferimiz Giovani Dos Santos Ramirez’in bu sezon için 24 olarak açıklanan forma numarası 30 olarak değiştirilmiştir. 

Kaynak GalataSaray.org 

26 Ocak 2010 Salı

Kankalar Takımı



Galatasaray Jo transferi ile tamamen bir kankalar takımı görüntüsü çizdi. Paf takımdan gelen bir sürü oyuncu dışında yabancılarında birbiriyle tanışıyor olmaları ilginç.
İşte Oyuncular ve beraber oynadıkları takımlar

Lucas Neill-Harry Kewell: Milli Takım
M.Baros-Harry Kewell: Liverpool
Jo-Elano: ManCity
Jo-Neill: Everton
S.Nonda-Neill: Blackburn
Keita-Baros: Lyon

http://forum.arenafutbol.org/af-yazarlarndan-f132/kankalar-takm-t11180.htm 

25 Ocak 2010 Pazartesi

Joao Alves İncelemesi | AF Scout



Asıl adı Joao Alves De Assis Silva olan Jo, 20 Mart 1987'de Sao Paulo'da doğdu. Futbol yaşantısına Corinthians'ta başlayan Joao Alves, 2003 yılında A Takıma yükseldi. Brezilyalı yıldız, Corinthians'ta 2003-2005 yılları arasında forma giydiği 54 maçta 23 gol kaydederek dikkatleri üzerine çekti. Jo, 2005'te Rus ekibi CSKA Moskova'ya transfer oldu.

Galatasaray'a acil bir forvet gerekiyordu. Hakan Şükür'den sonra uzun, top tutan bir forveti olmamıştı Galatasaray'ın. Baros ile dikine oynamayı öğrenen Galatasaray'ın dev santrafor almak içinde ukteydi.
Nihayet transfer profesoru Haldun Üstünel Galatasaray'ın ilacını buldu: JO ! Jo tam aranan kan Galatasaray için. 4 aylık bir transfer olsada arzu edilen kişi olduğu aşikar. Boyu 1,89. Boyu uzun diye geçiştirmeyin, gerekirse Baros kadar hızlı, Baros kadar teknik. Uzun boylu santrafor ile hızlı santraforun birleşimi Jo. Ayrıca onu takip edenler topu isteyen, oyunun içinde devamlı gol arayan biri olduğunu göreceklerdir. Nonda gibi isteksiz ve pasif bir forvetten sonra Jo, taraftara altın değerinde gözükecektir.
Bunlar Jo'nun artıları peki eksiği yok mu bu arkadaşın. Tabiiki var. Jo kaleyi fazla düşünen bir oyuncu. Nedemek bu diyeceksiniz. Bu şu demek ki Jo biraz şahsi oynayan bir oyuncu. Forvet biraz şahsi olur ancak gerek takımdaki gol silahlarının etkisizliği, gerekse forma şansına çabuk kavuşacak olması nedeniyle Jo biraz daha şahsi oynayacaktır.

Jo'nun transferi eğer bonservisi alınarak yapılsaydı belkide son 10 yılın en iyi transferi olurdu ancak kiralık olması biraz düşündürüyor. ManCity sezon sonu bu oyuncuyu elinde tutmak isteyecektir anca Jo, oturup konuşuruz söyleminde bulundu imza töreninde. Yani G.Saray oyuncunun gönlünü ne kadar hoş tutarsa o kadar iyi olur. Bu oyuncunun uzun yıllar kalması muhteşem bir gelişme olur ülke futboluna.

Emre Akın / Arenafutbol@hotmail.com
www.arenafutbol.org 

15 Ocak 2010 Cuma

Sorun Bizde değil ! : That's The Football





Galatasaray-Fenerbahçe maçı ardından herkes Türkiye'nin gelişmemişliğine vurgu yapmak istedi. Futbolcularımızın sabırsız olduğuna dikkat çekildi. Ama bu futbolu çok bilen (!) üstadlar Avrupa'da böyle şeylerin olmadığını sanarlar. İşte Carling Cup finali işte Türkiye Ligi maçı. 7 farkı bulun !
Bulamazsınız çünkü bu futbol !

8 Ocak 2010 Cuma

Çılgın Türkler !



Yazın sıcak aylarına Mehmet Topuz vakası cereyan etti. Bu olay uzun süre gündemi meşgul etti. Bana göre Beşiktaş'ın sezon başı formsuzluğunun nedeniydi. Kayserispor ortalığı karıştırdı büyükler birbirine girdi. Sonuç olarak Mehmet Topuz ligimizin yıldızlarından Keita'dan daha pahalı bir fiyata Fenerbahçe ile imzaladı.




Şimdi Sercan olayı var. Belkide Sercan olayı o kadar karışık değil ama medya 2. bir Topuz vakası yaratmak istiyor. Baktılar çok ekmek yiyorlar. Sercan'ın menejeri bizzat dedi tek ciddi ekip Galatasaray diye. Ama konuşulan rakamlar çook uçuk. Aydın Yılmaz  + Aykut Erçetin + 5 Milyon Euroluk bedelden bahsediliyor.




Bugün 5 Milyon Euro'ya Avrupa'dan belki Sercan kadar genç değil ama ondan daha kaliteli adamlar alabilirsiniz. 5 Milyon euro henüz futbol hayatında çok birşey başarmamış biri için çok fazla. Üstüne birde Genç milli takımların yıldızı Aydın ile Galatasaray'ın şampiyonluğunda kaleyi koruyan Aykut'un adı geçiyor.




Bu görüşmeler beklendiği gibi sonuçsuz kaldı gibi. Adnan Polat, pes dedi ve "İMKANSIZ" olarak yorumladı bu transfer. Bursa çok uçmuştu çünkü. Tıpkı Ali Turan'ın 2 milyon fiyat biçilmesi, Topuz için çift haneli sayılar konuşulması gibi.

Koşu Yoluna
ArenaFutbol 

5 Ocak 2010 Salı

Iglesias ve Sercan




Bursaspor, daha önce prensipte anlaştığı Leonardo Andres Iglesias ile 1.5 yıllık sözleşme imzaladı.

Özlüce Tesisleri'nde gerçekleşen ve Bursaspor Futbol Şube Sorumlumuz Mesut Mestan'ın hazır bulunduğu törende, Arjantinli futbolcu Iglesias kendisini 6 ayı opsiyonlu 1.5 yıllığına yeşil-beyazlı renklere bağlayan sözleşmeye imza attı.

Bursaspor forvete Türkiye liglerinin tanınmış simalarından Iglesias'ı transfer etti. Kendisi Uruguay'dan Kayseri'ye geldi. Sonra A.Gücü'ne geldi ve son olarak Bursa'ya transfer oldu. Ligimizi tanıyor ancak Bursa'nın şablonuna uyduğunu düşünmüyorum. Hatta kaliteli bir oyuncu değil bana göre.
Bu hamleyi Sercan'ı satmaya karar veren Bursa'nın acil bir forvet alma telaşı olarak yorumluyorum. Bursa sistem olarak değişecektir bana göre.
Sercan'da Galatasaray'a hayırlı olsun. Aldığım duyumlara göre, Ne Beşiktaş, Ne Fener Sercan'la anlaşamamış. "Rijkaard'la çalışmak isterim" diyen Sercan sanırım Aydın & Aykut + 4 M euro karşılığı Sarı Kırmızı renklere bağlanacak

31 Aralık 2009 Perşembe

Transfer Önerisi



Bundan sonra Koşu Yoluna blogunda Türk takımlarına transfer önerileri yer alacak. Gerek yabancı gerek yerli beğendiğim oyuncuları sizlere tanıtıp klüplerimize önericem.
Malum transfer sezonuna saatler var bizde biraz renk verelim bu güzel döneme

Saygılar..

Kayseri'den Adam Almak !


Gökhan-Durmuş-Ragıp-Ali ve M.Topuz



Heralde Real Madrid bile bir oyuncusunu bırakırken bu kadar sorun çıkarmıyordur. Hele sezon sonu sözleşmesi bitecek oyuncuların satılmasının kolay olduğu herkesce bilinir.
Zaten adam sezon sonu bedavaya gidecek, yeni sözleşmeyide kabul etmiyor, neden satılmazki bir oyuncu ?
Bahsettiğim durum tabiiki Ali Turan ve Kayserispor. Mehmet Topuz'dan sonra Ali transferide çıkmaza girdi Kayseri nedeniyle. Süleyman Hurma çıkıyor Galatasaray alamaz sezon sonu bedavaya alsın diyor, Ali Turan'ın babasıda gitsin Galatasaray'a diyor.
Kayserisporun gereksiz inadı bana göre Türk futboluna zarar veriyor. Hele ki bahsi geçen oyuncular birer Ronaldo değil. Mehmet Topuz için o kadar inat ettiler şuan Mehmet vasatı geçemiyor. Muhtemelen bu tantanadan sonra Ali Turan da istenileni vermeyecek.
Neyse hayırlısı diyelim bakalım Kayseri inadını kırıp izin verecekmi Galatasaraylı Ali Turan'a izni...

25 Aralık 2009 Cuma

Aydın Yılmaz & Uğur Uçar



Aydın Yılmaz 

Aydın Yılmaz ve Uğur Uçar takıma girişleri çok hızlı olan bu iki isim bu sene bir yönden dikkat çekiyorlar. Aydın IBB'de 3 maç oynadı, Abdullah Avcı'nın olumlu raporu sonunda Galatasaray'a geri döndü. Uğur Uçar Kayseri'de çok başarılı bir sezon geçirdi. Geri dönüşü güzel oldu ancak Konya maçındaki talihsiz sakatlığı onun önünü kesti.
Bu iki gençte istikbal vaadediyor. Özellikle Uğur Uçar, "bek" kavramına en çok uyan isim Türkiye'de belki. Hem asisti var hemde stoper oynayabilecek kadar defans bilgisi. Ne Sabri, Ne Gökhan Gönül Nede I.Toraman onun özelliklerine sahip. Rijkaard'ın düşlediği Total futbol mantığında Barış, Caner, Ayhan, Arda ve Sabri ile birlikte en önemli isim bana göre. Aydın keza müthiş bir yetenek ve 4-3-3'ün son 3 lüsünün 2 tarafında oynar. Çok çabuk ve akıllı bir oyuncu.
Bu iki oyuncunun devre arasında sürekli oynayabilecekleri bir takıma gitmesi şart bana göre. Geri dönüşleri çok iyi olacaktır diye düşünüyorum. Aydın son zamanlar çok formsuz ve maç temposunda değil. Aydın gibi oyuncular oynadıkça iyi olur. Uğur ise sakatlıktan sonra henüz eskisi gibi değil. Bu iki oyuncu mümkünse arkalı önlü oynayacakları bir takıma giderlerse Milli takım ve Galatasaray'ın ileriki 5 yılı garanti altında olur.

Hoşgeldin İdealist Rijkaard !


Neeskens - Rijkaard 

Ligin başında tek hedefi iyi oynamak olan bir Galatasaray vardı sahada. Rakiplerinin tek derdi 3 puan iken Rijkaard güzel futbol ve bir sistem oturtmaya çalışıyordu. Taa ki Fenerbahçe maçına kadar. O maçta yenilen Rijkaard'da bir güvensizlik ve sonuç futbolu doğdu. Rijkaard zaman zaman 4-2-4 oynayan takımını 4-4-1-1 sistemine döndürdü adeta. Cimbom için kabus ve heyecan dolu son dakikalar yaşandı ve keyif vermemeye başladı.

"Her zaman daha iyisi vardır" 

Bu Sözü GSTV'de sarfetti. Bu söz bence Galatasarayın sezon başındaki futboluna dönüş sinyalidir. Trabzon maçındaki atak görüntüsünün bütün sezon devam etmesi dileğiyle.
Rıdvan Dilmen'inde dediği gibi sezon başındaki Galatasaray olsun 10 televizyonum olsa hepsinde GS maçı açık olur...